Günlerinin gereğini yerine getirdiler…
Dördücü gün diye tanımlanan medyanın çalışanları günlerini kutladı. Her yıl 10 Ocakta gerçekleştirilen kutlamalar bu yıl da gerçekleştirildi. İskenderun Gazeteciler Cemiyetinde bir resepsiyon veren gazeteciler, sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları ve kurumların idareci ve çalışanları ile bir araya geldi. Önce Atatürk Anıtı’na çelek sunan ve İstiklal Marşını okuyan gazeteciler, daha sonra İskenderun kaymakamı Cengiz Horozoğlu’nu makamında ziyaret etti.Çalışan gazeteciler Günü’nde İskenderun basınına emeği geçtiği dolayısı ile “basın dostu” diye tanımlanan İskenderun Kaymakamı Cengiz Horozoğlu’na İGC adına başkan Şehmus Aslan, plaket sundu. İGC’de düzenlenen resepsiyona gazetecilerin yanı sıra Kaymakam Cengiz Horozoğlu, Dörtyol Kaymakamı Dr. Menmet Gödekmerdan, Belen Kaymakamı Mehmet Öz, İskenderun Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper, Emniyet Müdürü Yusuf Cinel, Çelik İş Sendikası Şube Başkanı Cengiz Gül, Yönetim Kurulu üyeleri, CHP İlçe Başkanı Nihat Karpuz, SHP ilçe Başkanı Ercüment Kimyon, daire müdürleri, KİSİAD Başkanı M. Tamer Eker, MÜSİAD Hatay Şube Başkanı Fatih Tosyalı, Çağdaş yaşamı destekleme Derneği Başkanı Emine Kurbal, İskenderun Sokak Çocuklarını Koruma Derneği Yönetimi, Arsuz Belediye Başkanı Fuat Süme, Kızılay Derneği Şube Başkanı Ümit Günay ile Atakaş Metalürji San Tic ve Liman İsletmeciliği A.Ş. Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü M. Çetin Mutluay sendika temsilcileri ve davetliler katıldı.
“Gün anlamlı bir gündür”
İskenderun Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper, çalışan gazeteciler günü dolayısıyla görüşlerini Çalışan gazeteciler günü son derece önemli. Basın bizim ülkemizin barışık yaşamamızın ön koşulu. 1961 yılında hepimizin bildiği gibi 212 ve 195 sayılı yasalar çıktığında ilk defa bir hak zinciriyle karşılaştı gazeteciler. Bu haklarda bir takım gerilemeler istenildi. Bunun üzerine gazeteciler tirajı 100 bini aşan gazeteler çıkardılar. Ve kutlanılan bayram ve gün haline dönüştü. Ben çalışan gazeteciler gününüzü tebrik ediyorum. Zaten ayrı bir anlam kazanması, 1963 yılında Trakya’da üç gazetecinin donarak, haber peşinde koşarken özveriyle çalışması sırasında görev şehidi olmaları üzerine daha da bir anlam kazandı” şeklinde dile getirdi.