Aba güreşi giyisilerle yapılan en eski ve ilk güreş türüdür. Günümüzde Gaziantep ve Hatay yörelerinde yapılır. Orta Asya’da mücadele ve askeri eğitim aracı olarak yapılan güreş, sporu M.Ö. 4 yy.da Türk topluluklarınca Çinli’lere öğretilmiştir. Hatta Uzakdoğu yakın boğuşma sporlarından olan Judo, Aba Güreşi’nin biraz değiştirilerek modernize edilmiş şekli olduğu biliniyor.
Türkler gittikleri her yere götürdükleri gibi Hatay’a da güreşi beraberlerinde getirmişler. Güreşçilerin üstlerine “Aba” adı verilen koyun yününden ve keçi kılından el tezgahlarında dokunan, kolsuz omuz ve sırtları dayanıklı olması için deri ilave edilen boyu güreşçinin dizlerine kadar gelen bir giysi giydikleri için bu güreşe “Aba Güreşi” deniliyor. Aba Güreşi en eski güreş türü olup, bugün Uzakdoğu sporlarından kabul edilen Judo, Aba güreşinin farklı bir versiyonudur. Aba Güreşi tarih boyunca İskit, Saka, Uygur, Karahan, Moğol, Özbek, Kazak ve Çağatay Türklerince yapıla gelmiş olup, ülkemizde de özellikle Gaziantep ve yöremizde (Hatay’da) yaygın olarak oynanan geleneksel spor dalıdır.
İlimizde özellikle köyler Aba güreşine ilgi gösteriyor. Aba güreşi yapılan köylerin halkının ortak malı en az 2-3 Abası bulunmaktadır. Bu Abalar; güreş meydanında köylü güreşçiler tarafından sırayla giyilir ve güreş yapılır. Aba güreşlerinde her yıl bir yıllığına “Ağa” seçilir. Ağalık ünvanı alan şahıs büyük bir ün ve şöhret kazanmakta, güreşlerin tüm masrafları ile kazanan güreşçilere tarih boyunca para ve diğer armağanları güreş ağası temin etmiştir.