Kategoriler
Arşiv
Pz Sa Ça Pe Cu Cm Pa
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Haber Grubu
Haber Grubuna Kayıt Ol:



email Bu Haberi Arkadaşıma Gönder | print Bu Haberi Yazdır | comment Yorumlar (6 Gönder)

AKREDİTE EDİLMEYEN TIBBİ LABORATUVAR CİHAZLARI BÜYÜK RİSK OLUŞTURMAKTADIR

Haberin Yazarı Ekogündem Gazetesi on Ekim 24,2007

image

Erol AYGEN

Araştırmacı - Mak. Müh.


4457 Sayılı Türk Akreditasyon (TÜRKAK) kuruluşunun görevleri hakkında yasa,  27.10.1999 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Sözü edilen kanunun amacı laboratuvar, belgelendirme ve muayene hizmetlerini yürütecek yurt içi ve yurt dışındaki kuruluşları akredite etmek, akredite edilen kuruluşların belirlenen ulusal ve uluslararası standartlara göre faaliyetlerde bulunmalarını ve bu suretle ürün/hizmet, sistem, personel ve laboratuvar belgelerinin ulusal ve uluslararası alanda kabulünü temin etmek amacını da taşımaktadır.


 Bu amaçlarla kurulan TÜRKAK kuruluşumuz, merkezi Ankara'da ve başbakanlığa bağlı, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip yetkilerle faaliyetlerine devam etmektedir.


TÜRKAK kuruluşumuzun akredite ettiği kuruluşlar,  yurt içinde ve dışında her türlü laboratuvar ve diğer tüm ölçüm cihazlarının doğru ve arzu edilen standartlara uygun ölçüm yaptıklarını belgeleyebilen uluslar arası güvenilir kuruluşlardır. Ayrıca sanayi, tıbbi ve her türlü laboratuvar cihazların, kabul edilebilinir standartlara uygun kalibrelerinin yapılması görevini de, akredite edilen kuruluşlarımız güvenilir bir şekilde yapabilmektedir. Bu nedenledir ki ülkelerin tüketici güvenliği ve çevre koruma amaçlı olarak hazırladıkları standartlarda deney ve muayenelerine ait  teknik düzenlemelerin, tarife dışı engeller şeklinde uluslararası ticareti olumsuz etkilememesi ayrıca teknik engellerin ortaya çıkmaması için; uluslararası standart kuruluşları, aynı ürünler için farklı standartlar ve teknik düzenlemelerin hazırlanmasını önleyici tedbirler ve politikalarını da geliştirmişlerdir. Diğer taraftan; ürünlerin ilgili standartlara uygunluğunu tespit etmek ve tüketici beklentilerini karşılar nitelikte olduğunu ortaya koymak amacıyla yapılan deney ve muayene sonucunda akredite çalışmalarının nitelik itibarıyla ülkeden ülkeye farklılık göstermeden yürütülmesini sağlayan düzenlemeler de bu çerçeve içersinde yürütülmektedir.


Sanayi ile uğraşan birçok firma ISO 9000 kalite güvence standardı belgesine sahip olma ihtiyacını duyarak, rakipleriyle kalite geliştirmek ve müşteri memnuniyetini yaratma yarışı içersinde bulunmaktadırlar.  ISO kalite standart belgesini almaya çalışanlar veya alan işletmeler, kalite güvence standart çalışmaları içersinde yer alan deney ve muayene prosedürünün gerekliliklerini kusursuz olarak yerine getirme mecburiyetinde bulunmaları yasal bir zorunluluktur.


Belki gariptir ama, ülkemizde sanayide laboratuvar cihazlarının akredite edilmeleri konusunda gösterilen hassasiyet, sağlık alanlarında tıbbi cihazlarımıza gösterilmemektedir. İnsan yaşamının kalite seviyesinin yükseltilmesinde, organizması ve ruh yapısı, diğer bir tanımla sağlığının korunması mutlak bir kuraldır. Arzulanan kuralın yaşama geçirilmesindeki etkenler ise, mesleğinde iyi yetişmiş kaliteli sağlık uzmanlarının ve gelişen teknoloji sonucu tıbbi tesis ve cihazların varlığı ile mümkün olabilmektedir. Sağlık alanlarında hastalıkları önlemek, hastalıklara tanı koymak veya hastayı cihazlarla bütünleştirerek yapılan operasyonlarda cihazların fonksiyonları, zaman zaman doktor işlevinden çok daha büyük önem taşımaktadır. Doktor'un hastası üzerindeki yaptırımlarında, tıbbi cihaz verilerinin doğru veya yanlış olabileceğini denetleyecek yasal prosedürler, sağlık ünitelerimizin pek çoğunda yaşama geçirilmemiştir. Sağlık ünitelerimizde bulunan laboratuvar cihazların bakımı genellikle cihazı üreten işletmeler tarafından, korunması ve kullanılması ise laborantlarımız tarafından yapılmaktadır. Ancak burada tıbbi laboratuvar cihazlarımızın uluslar arası standartlıklara uygun olarak, belirli periyodik aralıklarla kalibrasyon ayarlarının TÜRKAK 'ın akredite ettiği kuruluşlarca yapılması gerekirken, cihazı üreten firmaların veya cihazı kullanan laborantların üstlenmeleri yanlışlığı ülkemizde sık rastlanır olaylar arasında yer almaktadır. Bu yanlış uygulama mutlaka ama mutlaka yasal olarak önlenmelidir.


Genelde birçok üniversite hastanelerimizle birlikte, çok az sayıda özel hastanelerimiz ISO 9000 kalite güvence sistemlerini kurarak, cihazlarının kalibrelerini akredite kuruluşlarına yaptırdıkları için risk üstlenmelerini minimize etmişlerdir. Ancak geniş bir ağ yapısına sahip bulunan diğer kamu sağlık ünitelerimizde, tıbbi cihazlarımızın kalibrasyonlarının yapılmamasıyla hasta, doktor ve cihaz üçgeninde hasta mağduriyetiyle sonuçlanabilen riskler ortaya çıkabilmektedir. Aslında sağlık kuruluşlarının laboratuvarlarında tahlil yaptıracak hastalarımızın, tahlil yaptırılacak cihazın akredite belgesini görmek istemeleri en tabii hakları olmasına rağmen, bilgi yetersizliği nedeniyle bu uygulama yaşama geçirilememiştir. Bu iddia ve ifadeleri kanıtlayabilmek için bir tüketici sıfatıyla, ülkemizdeki bulunan kamu niteliğindeki bir çok sağlık ünitelerinin her hangi birinde yaptıracağımız basit türden kan, idrar tahlili taleplerimizde, tahlili yapacak cihazın akredite belgesini görmek istememiz halinde bu belge bizlere olmadığı için gösterilemeyecektir. Peki sadece kan veya idrar tahlilini yapacak cihazlar mı?  Tabiî ki hayır; ateş ölçer, tansiyon metre, elekrocerrahi analizörü, EKG simülatörü, infüzyon pompası, radyo frekanslı elektro cerrahi sistem cihazları, MR cihazları, tomografi cihazları gibi daha bir çok cihazların,  doktorlarımızın doğru karar verebilmelerinde mutlaka doğru ölçerlilikleri yetkili kuruluşlarca belgelendirilmelidirler.


Sağlık alanında tıbbi laboratuvar cihazları yetkili kuruluşlarca akredite edilmemişse o cihazın çıktısındaki doğru olmayan verinin bedelini hastalarımız ödemektedir. Bu nedenle tüm sağlık ünitelerimizde bulunan laboratuvar cihazlarının akreditelerinin yapılma işlemleri keyfiyette bağımlı olmadan, zorunlu yasal hale getirilmelidir.


1904 Kere Okundu

Bu Haberi Beğendiniz mi?

1 2 3 4 5 Rating: 4.83Rating: 4.83Rating: 4.83Rating: 4.83Rating: 4.83 (Toplam 23 Oylar)
comment Yorumlar (6 Gönder)
  • image ihmal edilmemesi gereken bir konudur sağlıkta erteleme olmaz. sağlığımızı daha fazla tehlikeye atmamak için önlemlerin alınması gerekmektedir.Bu kadar önemli bir konu hakkında yazdığı makaleden dolayı sayın AYGEN'i tebrik ederim.
    (Yazarı göster aslı okur, Kasım 16, 2007, 10:53 AM)
  • image Biz insanlar;ilk dikkat etmemiz gereken konu saglıgımız olmasına ragmen en son saglıgımıza dikkat ediyor ve gereken önemi saglıgımıza vermiyoruz.hatta kıyafetlerimize bile ne kadar bedeller öderken sağlıgımız için aynı kararlılığı göstermiyoruz.bence;Sayın;Erol Bey yurdumuz için;çok önemli olan bu konuya deginerek halkımızın bilinçlenmesini sağladıgı için halk olarak;kendisine ne kadar teşşekkür etsek azdır.
    (Yazarı göster GÜLSEVİL ERKEMEN, Kasım 15, 2007, 12:10 AM)
  • image Türkiye'de Sağlık sektöründe olduğu gibi genel olarak bir izlenecek devlet politikası olmadığı için tam olarak kanunlarda oluşmamıştır. Böyle olunca iktidara hangi parti gelirse gelsin kendi kurallarını veya anlayışını yansıtmaya çalışıyor. Bu yapılırken de yasalarda nerelerde boluklar var bunlarda nasıl faydalanabiliriz diye araştırma yapılıyor. Oysa mevcut yasadan ortaya çıkan boşlukları sistemin işleyini etkin hale getimek amacıyla dondurulması veta tamamlanması gerekmektedir. Bu olay eğitim, salık, sanayi gibi tüm alanalrad belli ölçüde karşılaşmak mümkündür. en azından toplum için en önemli bir olay olan anyasa hazırlanması olayında bile ne tür kalitesiz tartışma yaşandığı bilinmektedir. Bu tür olayları engellemek için iktidara gelene partiler veya kişelre sadece işleyişi devam ettirmekten sorumlu olmalıdır. Erol'a göre Öndere'e göre ayrı bir devlet politikası olmamalıdır. Sonuç olarak yaşadığımız olumsuz şeylerin yegane yatan neden budur.
    (Yazarı göster Önder Şener, Kasım 5, 2007, 1:52 PM)
  • image "herşeyden önce sağlık" sloganını çok sık kullanmamıza rağmen, kendimize ters düşüyoruz. insan sağlığı için gerekli hatta şart olan çoğu ihtiyaç günümüzde lüks sayılıyor. bu nedenledir ki tıbbi cihazların denetimi de bu denli gerekli olmasına rağmen lüks sayılarak zorunlu hale getirilmiyor. insan sağlığını ön planda tutan çalışmaların zorunlu hale getirilmesini diliyor, Erol Aygen'i yazısından dolayı tebrik ediyorum.
    (Yazarı göster evrim, Kasım 3, 2007, 11:55 PM)
  • image Insan sagligi ile ilgili koruyucu onlemler her ulke hukumetinin oncelikle ele almasi gereken bir konu oldugu halde bu konuya yeterince onem verilmiyor olmasi cok sakincali ve yanlis. Eger insan sagligi ve cani herseyden daha degerli ise tum sivil toplum orgutlei ve bireyler bu konuda siyasi iktidara baski yapmalidirlar. Sayin Erol Aygen'e bu onemli konuya egildigi icin tesekkurler. Vural Cengiz Turk Amerikan Isadamlari ve Iskadinlari Birligi Baskani
    (Yazarı göster vural cengiz, Kasım 1, 2007, 2:33 PM)
En Çok Yorumlananlar
En Çok Okunanlar
En Çok Gönderilenler
Yazarlar