Kategoriler
Arşiv
Pz Sa Ça Pe Cu Cm Pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031

Haber Grubu
Haber Grubuna Kayıt Ol:



email Bu Haberi Arkadaşıma Gönder | print Bu Haberi Yazdır | comment Yorumlar (0 Gönder)

DÜŞÜN (ÜN) CE

Haberin Yazarı Ekogündem Gazetesi on Haziran 04,2008

image

EKONOMİ VE POLİTİKA

 

Ekonomi bir büyük güç olarak, dünyadaki yerini ve önemini muhafaza etmektedir. İster totaliter, ister serbest piyasa ve de Japonya ve bazı Uzakdoğu ülkelerinin izledikleri ve başarıya ulaştıkları ekonomi modelleri olsun, “Ekonomi ve Politika” hep iç içe olmuştur.

 

Politika ve ekonomi ilişkilerinde devlet ve politik iktidar çağdaş eğilim, denenmiş ekonomik modelleri akılcı bir incelmeye tabi tutar ve o ülkenin şartlarına adapte eder ve uygular. Yani, böyle bir işlevi üstlenen devletin ekonomiyi çok iyi tanıması, güçlü, bilgili ve araştırmacı bir kadroya sahip olması gerekir. Ekonominin dışında değil, tamamen içindedir. Dünya gerçekleri karşısında başarıya ulaşmak zorundadır. Kendi ekonomi politikasını belirleyemeyen ve başkalarının bunu yapmasına izin veren politik iktidarlar her zaman sorgulanır ve eleştirilirler.

 Çağdaş politik iktidarlar ekonominin dışında değil, içindedir. Dışarıdan müdahale eden bir otorite değil, iş alemi ve işbirliği yapan bir güçtür. Ekonomide, “Konsensüs”e ulaşma çabaları bir öncü model ve de motorudur. Bunlar teorik olarak üniversitelerde, iktisat kitaplarında yer alır ve politik iktidarların, iktisat uzmanlarının, bürokratların ve iş aleminin inceledikleri tartıştıkları ve de uygulamaya koydukları sistemlerdir.

Gerek politik iktidarlar ve gerekse iş aleme, daime geliştirilen bilimsel çalışmalardan, yeni teorilerden yararlanmak ve beslenmek zorundadırlar. Çağdaş demokratik rejimlerde toplumun, bugünle yarın arasında seçim yapması, ulusal tasarrufun, yatırımların artırılması, büyüme hızının yükseltilmesi, politika ve ekonomi ilişkilerinde en çetin sorunlardır. Bunu başaramayan, yani serbest piyasa modeline sahip olan demokratik toplumlar tutumlu değillerse, bilim ve teknolojik gelişmeye önem vermiyor ve disiplinli çalışmayı sevmiyorlarsa, ekonomik büyüme hızı düşük ve kalkınmada yavaş olur.

 

Türkiye açısından bakıldığında “politika ve ekonomi” dünya şartlarına uygunluğu açısından tartışmaya açıktır. Üstüne üstlük, ülkemizde birkaç aydan bu yana yaşanan hadiseler, ekonominin tam rayına oturtulacağı, bir rahatlama olacağı umut ve beklentilerini de zaafa uğratmıştır. Bir de bunlara global olaylar eklenince piyasalar, borsa, yatırımlar, ihracatta da ciddi problemler ortaya çıkmaktadır.

 

Bu beklenmedik ve zorlu siyasi ve politik oluşumları milletçe göğüslemek zorundayız. Türkiye zor günlerden geçiyor. Terör belası başta olmak üzere iç ve dış problemler üst üste gelmiştir. İktidarı, muhalefeti, sivil toplum örgütleri, üniversiteler, yargı, meclis vesaire güç odakları tam bir işbirliği içerisinde olup tüm bu sorunların üstesinden gelinmesi ciddi bir zorunluluktur.

 Geçmişte de bu ve benzeri olumsuzları yenen bu büyük ve güçlü “Türk Devleti ve Türk Milleti” olarak bugünkü hadiselerinde üstesinden geleceğimize, mutlu ve huzurlu günlere kavuşacağımıza inancımız tamdır.

Tanrı Türk ulusunu korusun!

 Hoşçakalın

51 Kere Okundu

Bu Haberi Beğendiniz mi?

1 2 3 4 5 (Toplam 0 Oylar)
comment Yorumlar (0 Gönder)
En Çok Yorumlananlar
En Çok Okunanlar
En Çok Gönderilenler
Yazarlar